Güncel Haberler

Doğal Yollarla Diş Beyazlatmak Mümkün mü?

Doğal Yollarla Diş Beyazlatmak Mümkün mü?   Beyaz dişler ve ışıltılı bir gülümsemeye sahip olmak herkesin isteğidir. Ancak çay ve sigara gibi dış etkenler, dişlerin beyazlığını kay... Devamını Oku...

Doğal Yollarla Diş Beyazlatma

Doğal Yollarla Diş Beyazlatma Diş beyazlatma ve dişleri güçlü tutmak için doğal besinlerden yararlanabilirsiniz. Ağız ve Diş Sağlığı Hekimleri, çilek, portakal ve elma ... Devamını Oku...

Hedef Sıfır Çürük! ACFF

Hedef Sıfır Çürük! ACFF   Farklı ülkelerden uzman diş hekimlerini çatısı altında buluşturan “Diş Çürüğüne Karşı Güç Birliği” (Alliance for a Cavity-Free Future/ACFF... Devamını Oku...
Previous
Next
Günümüzde Amalgam dolguların yerini almış olan Kompozit dolgular, diş hekimliğinde sıkça başvurulan estetik veya beyaz dolgu olarak da bilinen bir dolgu maddesidir. Çoğunlukla çürük dişler, kırılma veya zedelenme olmuş dişler, diş aralarında oluşan boşluklar gibi estetik tedavilerde kompozit ...
Dişlerdeki renk ve şekil  bozuklukları bireyde psikolojik rahatsızlıklara kadar varan problemlere neden olabilir. Diş hekimliğinde estetik ve restoratif maddelerin gelişmesiyle pek çok şekil, renk ve pozisyon bozuklukları rahatlıkla çözümlenebilmektedir. Gülüş Tasarımı işte burada çok önemli bir ...
Laminate kaplama (Laminate Veneer - Dental Veneer) nedir? (Laminey, Lamine ya da lamina olarak da bilinir.=Yaprak Porselen) Görünüşünüzü olumsuz yönde etkileyen bir çok diş bozukluklarında uygulanabilen kozmetik bir çözümdür. Laminat yaprak kaplamalarda temel olarak estetik sorunları olan ön ...
  Beyazlatma dişlerin yapısında (mine ve dentin tabakasında) oluşan renklenmeleri giderme işlemidir. Şu anda bilinen iki değişik beyazlatma yöntemi vardır. Bunlardan ilki hastanın kendi başına uygulayabileceği bir yöntemdir, aşamaları şöyledir: Birinci Yöntem; Hekimin ağızdan ölçü alıp, ...
  METAL DESTEKSİZ ZİRKONYUM ESASLI KURON & KÖPRÜLER Estetik diş hekimliğinde gün geçtikçe metal içeren porselenlerden vazgeçiliyor. Daha sağlıklı daha estetik ve daha direçlilik gibi istediğimiz tum özelliklere sahip olan bu sistemde alt yapı olarak metal yerine beyaz bir alaşım olan ...
  Empress Porselen Kuronlar Estetik diş hekimliğinde önemli bir yeri olan empress kaplamalarda metal alt yapı yerine cam destekli güçlendirilmiş porselen kullanılır. Empress dediğimiz bu çekirdek yapının ışık geçirgenliği mükemmel seviyede olduğundan son derece estetik sonuçlar elde edilir. ...
Diş telleri kusurlu ısırma (malocclusion) ile kayan dişleri düzeltmek için kullanılan bir yoldu. Ancak bugün bazı durumlarda geleneksel ortodonti tedavilerinde kullanılan braket ve tellerine gerek kalmadan dişleri düzeltmeyi sağlayan şeffaf plak ile ortodonti sistemi bulunmaktadır. Braket takmadan ...
Kuron (tam kaplama) nedir ve niçin kullanılır? Hasarlı bir dişi yeniden eski haline getirmek için dişe uygulanan bir kaplamadır. Amacı dişi güzelleştirmek, sağlamlaştırmak ve korumaktır. Kuron aşağıdaki durumlarda yapılabilir, Yeterince diş desteğinin olmaması durumunda büyük bir ...
  Diş İmplantları Günümüzde diş implantları, tartışmasız olarak doğal dişlere en iyi alternatiftir. Geleneksel köprü ve protezlere göre daha iyi konuşma ve çiğneme fonksiyonu sağlarken, yüzünüzde doğal bir görünümü de beraberinde getirir.   Bugün implant tedavisinin, 21. yüzyılda üzerinde en ...
  Bonding (Adeziv Sistem) nedir? Dişin rengini veya şeklini değiştirmek, büyütmek ya da bir kusurunu tedavi etmek amacıyla dişe yapılan ilavelerdir. Bu amaçla kullanılan malzemeler (mikrofil ajanlar), doğal dişin dış yüzeyine tutturularak şekil ve renk bozuklukları kolayca giderilebilir. ...
Lazer (Laser) dişhekimliği nedir? Lazer uygulamaları, 60'lı yıllardan beri tıp alanında kullanılmaktadır. Yakın zamana kadar dişhekimliği alanında sadece diş beyazlatma  ve yumuşak doku operasyonlarında kullanılan lazer enerjisi, günümüzde daha geniş alanlarda kullanılır hale getirilmiştir. ...
  Yapım aşamasında porselen kronlara göre dişte daha az madde kaybı gerektirdiği için  inley- onley dolgular tercih edilir. Sadece çürük temizlenip dişin ölçüsü alınır.Laboratuarda hazırlanan porselen inley dolgular daha sonra dişlere özel yapıştırıcılarla (adhesive sistemler) ...
  Dişeti Manikürü - Diş Eti Estetiği (Gingivoplasti) Göze hoş gelen, uyumlu ve temiz bir gülümseme oluşturmanın ilk adımı diş ve diş eti uyumunu  sağlamaktır. Güldüğümüzde gözüken diş eti miktarı, dişlerimizin görünümünü de etkiler. Asimetrik diş eti kenarları ,dişlerimizin düzensiz ve gülüş ...
  Zamanı Dolmuş Restorasyonlar (Dolgu Ve Kuronlar) Niçin Yenilenmelidir? Bunun bazı sebepleri vardır; TEKRARLAYAN ÇÜRÜKLER; İlk çürüğe sebep olan şartlar, dolgunun etrafında başka diş çürümelerine de zemin hazırlayabilir. Diş temiz tutulmazsa dolgunun kenarlarından tekrar çürüyebilir. Dişin ...
  Mikro Dişhekimliği Nedir? Mikro Diş Hekimliği, diş çürükleri için yeni ve alternatif bir tedavi metodudur. Bu tedavinin temel amacı; çürüğü tamamen ortadan kaldırırken doğal dişten mümkün olduğunca az kayıp vermektir. Hava ile aşındırma (Air Abrasion) diyebileceğimiz bir metotla diş çürükleri ...
  • 01
  • 02
  • 03
  • 04
  • 05
  • 06
  • 07
  • 08
  • 09
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
  • Kompozit (Beyaz) Dolgu
    Kompozit (Beyaz) Dolgu
    Günümüzde Amalgam dolguların yerini almış olan Kompozit dolgular, diş hekimliğinde sıkça başvurulan estetik veya beyaz dolgu olarak da bilinen bir dolgu maddesidir. Çoğunlukla çürük dişler, kırılma veya zedelenme olmuş dişler, diş aralarında oluşan boşluklar gibi estetik tedavilerde kompozit reçine yoğun olarak uygulanır. fonksiyonel olarak dişdeki çürüklerin doldurularak sağlamlaştırılmasının yanı sıra dişlerin arasındaki boşluları kapatma ve dişleri daha uzun gösterme gibi estetik tedavilerde de kullanılabilmesi sebebiyle diş hekimliği için önemli bir dolgu maddesidir.   Kompozit dolgulardan önce çeşitli metallerin karışımından oluşan amalgam dolgular kullanılmaktaydı. Yapı olarak sağlam olan bu dolgular estetik anlamda hastaları mutlu edememekteydi. Diş hekimleri tarafından da itici bulunan bu dolgular diğer taraftan da ağızda farklı bir tat oluşturduğu ve civanın zararları ile ilgili spekülasyonlar dolağısıyla yerini hızlıca kompozit ve inlay-onlay dediğimiz estetik dolgulara bırakmıştır.   Gerçektende ağız içindeki görüntüsü çirkin olan amalgam dolguların bir diğer dezavantajı ise metal yapısından dolayı dişle olan birleşiminin zayıf olmasıydı. bundan dolayı birleşim yerlerinden tekrar çürüme başlıyabiliyor ve dolgunun yenilenmesiyle sonuçlanıyordu.   Günümüzde amalgam dolguların yerini alan kompozit dolgular aslında 1960' larda sadece ön dişlerde  kullanılmaya başlanmıştır. Günümüz diş hekimliğinde gelişme gösteren kompozit dolgular artan kuvvetiyle yüksek çiğneme kuvvetine maruz kalan arka dişlerde bile rahatlıkla kullanılabilmektedir. Dayanıklılığı artan kompozit dolgular aşınmaya karşıda direnci artan sağlam bir dolgu maddesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kompozit dolgular diş hekimlerine ve hastalara sundukları başta sağlıklı olmaları ve estetik görünümleri olmak üzere sağlamlık açısından da memnuniyet verici sonuçları olmaktadır. kimyasal olarak uygunlanmaları sebebiyle diş ile birleşimi amalgam dolgulara göre çok iyi olan kompozit dolgular dişte daha iyi bir koruma sağlamaktadır.   Diş hekimliğinin en önemli unsurlarından biri olan kompozit dolgular, geleneksel dolgularda hastalarda oluşan hem sağlık hemde varolan estetik kaygılarının tamamen ortadan kalkmasını sağlamıştır.     Kompozit dolgular nasıl yapılır ? Günümüz diş hekimliğinin yoğun olarak kullandığı kompozit dolgular kolay ugulanması ve uygun fiyatlarıyla da estetik diş hekimliğinde tercih sebebi olmaktadırlar. kullanım kolaylığıyla öne çıkan bu dolgular hastanın diş rengine uygun yapılabildiği içinde son derece estetik görünmektedirler. kimyasal yapısı nedeniyle kolaylıkla şekil verilebilen kompozitler lazerle serleştirildikten hemen sonra cilalama yapılabildiği için hem hekime hemde hastaya zaman kazandırırlar. Amalgam dolguyla kıyaslanamayacak kadar hızlı tamamlanan kompozit dolgular ciddi anlamda zamandan tasarruf ettirirler.   Kompozit dolgu tedavisi aynı gün tek seansta bitirilmektedir. Tedaviniz başlamadan önce estetik diş hekimi renk skalası yardımıyla diş renginizi bulur ve buna uygun renkte kompozit reçineyi hazırlayarak dolgunuzun estetik ve doğal görünmesini sağlar.   Kompozit dolgu tedavisinde öncelikle diş çürüğü diş hekimi tarafından temizlenir. diş oyuğunda uygun zemin ve kavite oluştuktan sonra dişe bir miktar asit uygulanarak tutuculuğun artması sağlanır. daha sonra diş rengine göre hazırlanan kompozit reçine dişe uygulanır. Diş hekimi tarafından uygun şekil verildikten sonra belli bir süre ışık kaynağı tutarak dolgu sertleştirilir. Olası yükseklik ve kapanış problemleride giderildikten sonra cilalama işlemi yapılarak tedavi bitirilir. yaklaşık 30dk süren tedavi aynı gün birden fazla diş için uygulanabilir.   Diş hekimleri tedaviden sonra boyayıcı özelliği olan (çay, kahve, sigara vb.) maddelerden en az iki gün uzak durmak ve sonraki süreçtede ağız hijyenine dikkat etmenizi önerirler. Kompozit dolgular ağız hijyenine dikkat etmemeniz durumunda bir miktar renk değiştirebilirler.     Kompozit dolguların ömrü nedir ? Kompozit dolgular gelişen teknolojiyle birlikte her ne kadar sağlam olsa da henüz doğal dişler kadar sağlam değildir. Özellikle sert maddelerle zorlandıklarında (tırnak yeme. buz kırma. kalem kırma gibi) ömürleri kısalabilir. Dolgunun büyüklüğü, ağız hijeyeni ve beslenme alışkanlıklarına göre değişen kompozit dolguların ömrü amalgam dolgulara yakındır. Genellikle 4-8 yıl arasında değişmektedir.   Kompozit dolguların avantajları Kompozit dolguların belkide en büyük avantajı zaman kaybının olmamasıdır. Tek seansta bitirilen kompozit dolgular aynı gün içerisinde birden fazla dişe uygulanabilirler. Kompozit dolgular amalgam dolguların aksine arka dişlere uygulanabildiği gibi ön dişlere de uygulanabilirler. Kompozit dolgu maddesinde geniş renk seçeneği olduğu için dişlerin doğal renginde uygulanabilirler. Kompozit dolgular tedaviden hemen sonra kullanılabildikleri için hasta için büyük avantaj oluştururlar. Kompozit dolgular üzerinde cilalama ve temizlik işlemleri aynı gün yapılırlar. Kompozit dolgular diş rengine uygun olarak hazırlandığı için amalgam dolguların aksine estetik ve doğal bir görüntü elde edilir. Kompozit dolgular kimyasal yapısı nedeniyle dişle daha iyi birleşirler. bu sayede amalgam dolgularda görülen birleşim yerlerinde yeniden başlayan çürükler kompozit dolgularda görülmez.   Kompozit dolguların dezavantajları Kompozit dolgu tedavisinden sonra kısa sürelide olsa dişlerde hassasiyet oluşmaktadır. Geçici olan bu hassasiyet uzun süre devam ederse diş hekiminize görünmenizde fayda vardır. Dişleri boyama özelliği olan kola, kırmızı şarap, çay, sigara gibi renkli gıdalardan mümküm olduğunca uzak durmak gerekir. Bu tür gıda maddeleri az da olsa kompozit dolgularda renklenmeye sebebiyet verir.  Kompozit dolgu yapılan dişler kendi dişlerimiz kadar sert olmadığı için sert ve kabuklu yiyecekler yerken dikkat etmemiz gerekir. Gazoz kapağı gibi açmak gibi eylemlerden uzak durmak gerekir.      
  • Gülüş Tasarımı (Smile Design)
    Gülüş Tasarımı (Smile Design)
    Dişlerdeki renk ve şekil  bozuklukları bireyde psikolojik rahatsızlıklara kadar varan problemlere neden olabilir. Diş hekimliğinde estetik ve restoratif maddelerin gelişmesiyle pek çok şekil, renk ve pozisyon bozuklukları rahatlıkla çözümlenebilmektedir. Gülüş Tasarımı işte burada çok önemli bir işlevi üstlenmektedir.   Gülüş Tasarımı Nedir? Gülüş tasarımı, hekimlik ve sanatın birlikte uygulanarak, size özel ideal gülüşünüzü yenilemektir. Sizin birtakım kişisel istekleriniz ile sağlık ve doğallığı da birleştirerek sağlıklı bir gülüşü planlamaktır. Gülüş Tasarımına Nereden Başlanır? Size yakışan estetik gülüş ifadesini belirlerken diğer faktörler:     Yüz Hatlarınız     Cinsiyetiniz     Yaşınız     Gülüş simetrisi     Dişlerinizin sıralanışı ve renkleri     Dudaklarınız     Dişetleriniz Gülüş tasarımına ilk önce yüz hattınızın hangi geometrik şekle uyduğu tespit edilerek başlanır. Kişinin yüzündeki hatlar dişin hangi formda seçilmesi gerektiğinin şifrelerini içerir. Aşağıda belli başlı yüz şekilleri ve bunlara uygun diş formları görülmektedir:   Erkek ve kadın anatomisi birbirinden farklıdır. Erkeklerde yüz hatları daha keskin ve belirgindir. Alın burun, çene ucu orantısı kadın yüzüyle farklılıklar gösterir. Kadınlarda geçişler daha yumuşak burun ve kaş kemerleri daha siliktir. Dişlerde de aynı paralellik vardır.         Kadınlarda:         Dişlerin köşeleri daha yumuşak döner,         Gülme hattı yukarı doğru kavislidir,         Ortadaki iki diş yandaki dişlerden biraz daha uzundur,         Komşu dişlerin köşeleri arasında minik aralıklar vardır.   Erkeklerde :         Komşu dişler daha düz bir hatta birleşirler,         Dişlerin hatları daha belirgindir,         Gülme hattı daha düzdür.   Kaç Tür Gülüş İfadesi Vardır? Genel olarak gülüş ifadeleri üç ana başlıkta toplanır. Bu temel kategoriler de kendi içlerinde değişik varyasyonlara sahiptir: 1-Çekici Gülüş (Sexy Smile) Bu kategoride ön dişler yan dişlere göre farkedilebilir derecede uzundurlar. Aslında genç bireylerde durum zaten böyledir, ön keserler ilk süren dişler olduğundan zamanla yıpranırlar ve boyları kısalır. Bu da beraberinde yaşlı bir görünüm getirir. Çekici bir gülümsemeye sahip olabilmeniz için ön dişler diğerlerine oranla daha uzun olmalıdır. Ön dişlerin bu şekilde dizaynı size genç, dinamik ve çekici bir gülümseme kazandıracaktır. Bu kategori genç yaştaki bireyler için uygundur.  2-Entellektüel Gülüş (Sophisticated Smile) Dişler yatay düz bir çizgi üzerine sıralanmışlardır. Entellektüel gülümseme yüze olgun ve bilgili bir ifade verir. Bu gülümseme yüzün alt kısını daha çok vurgular. Genç yaşlarda dişler ilk sürdüğünde uzunlukları birbirinden farklıdır. Orta yaşlarda ise dişler eşit boylardadır. Estetik dişhekimliği sayesinde bu dezavantajlı durumu avantaj haline getirebilir ve olgun, bilgili ve entellektüel bir gülüş tasarımı yapabiliriz.   3-Sportif Gülümseme (Sporty Smile) Entellektüel ve Çekici gülüş arasındadır. Orta kesici dişler yan kesicilerden çok az miktarda uzundur. Sportif gülümseme tasarımı, yüzünüze sıradışı, içten ve sıcak bir ifade kazandırır, Bu gülümseme entellektüel gülümseme kadar ciddi ifadeli değil, çekici gülüş dizaynı kadar da çocuksu ve genç değildir.  Gülüş Tasarımı için Kriterler Bu kriterler şu başlıklar altında toplanabilir:   Yatay Hizalama İdeal bir gülümsemede çoğu zaman, göz bebeklerinden geçen hat ile dişlerin ortasından geçen hat birbirine paraleldir.     Simetri Ön kesici dişlerin şekil ve boyutlarındaki uyumsuzluk kolayca farkedildiği için simetri çok önemlidir. Bu bakımdan yüz hatlarının imkan verdiği ölçüde simetrinin sağlanması gülüşe fazladan bir çekicilik katar.     Gülüş Hattı Ön dişlerin kesici uçlarını birleştirecek şekilde çizilen eğri alt dudağın eğriliği ile aynı olmalıdır. bu çizgilerdeki uyum ne kadar sağlanırsa kiş o oranda genç ve çekici bir gülüşe sahip olacaktır.     Dişeti Hattı Gülümsediğinizde görünen dişeti hattı, üst dudak çizgisine paralel olmalıdır. Dişeti hattı, tıpkı güzel bir tabloyu çevreleyen çerçeve gibidir. Gülüşünüze anlam katar.     Gülüş Genişliği Estetik bir gülüş için gülümseme hattı içinde arkadaki dişlerinde belli oranlarda görünmesi sağlanmalıdır. Bu sağlanmazsa ağız köşelerindeki karanlık alanlar hoş bir görüntü oluşturmaz.     Embraşurlar Embraşur diye adlandırılan alanlar, dişlerin uçları arasındaki doğal ve üçgenimsi boşluklardır. Estetik ve ideal bir gülüş için, embraşurların boyutları ön dişlerden arka dişlere doğru artmalıdır.     Altın Oranlar Görünür bölgedeki üst kesici dişlerin genişlik ve yükseklikleri sırasıyla, yüzün genişlik ve yüksekliğinin 1/16'sı olmalıdır. Ayrıca, doğadaki bir takım geometrik şekiller arasındaki phi (φ=1.618...) sayısı olarak bilinen oran vardır. Estetik bir gülümseme için dişler de bu kurala uymalıdır. Örneğin ön keser dişler ile yan keser dişlerin genişlikleri arasındaki oran (1.618/1=1.618... =phi sayısı),  köpek dişleri ile yan keserlerin genişlikleri arasındaki oran da (0.618/1 = 0.618 bu da phi sayısının bire bölümünden elde edilen sonuca ve ya phi sayısından 1 çıkarılınca elde edilecek sayıya eşittir. 1/phi = phi-1) Phi sayısı hakkında daha geniş bilgi için buraya tıklayınız.     Diş Oranı Ön iki dişin genişliklerinin yüksekliklerine oranları yine altın orana uymalıdır, yani 0.618/1 = 0.618 bu da 1 in phi sayısına bölümünden elde edilen sonuca eşittir. Dişin görünür boyu, her zaman genişliğinden büyük olmalıdır.     Dişlerdeki Gölgeler Dişlerde tek bir renk hakim değildir. Doğal diş saf beyaz olmaz. dişin rengi ve şeffaflığı bölgelere göre değişir. Bir dişin gövdesini üç bölgede incelersek 1-Cervical Boyun Bölgesi: En parlak ve beyaz gülüşlerde bile sarımsıdır. 2-Orta Bölge: Daha az sarımsıdır. Kesici Kısım: Değişen oranlarda şeffaftır ve gri görünümlüdür.
  • Laminate Kaplama
    Laminate Kaplama
    Laminate kaplama (Laminate Veneer - Dental Veneer) nedir? (Laminey, Lamine ya da lamina olarak da bilinir.=Yaprak Porselen) Görünüşünüzü olumsuz yönde etkileyen bir çok diş bozukluklarında uygulanabilen kozmetik bir çözümdür. Laminat yaprak kaplamalarda temel olarak estetik sorunları olan ön dişlerde, porselenden hazırlanan tabakanın dişlerin ön yüzlerine yapıştırılmasıyla bu sorunların giderilmesini amaçlayan bir tedavi şeklidir. Çoğu durumda sağlam yapıları ve bozulmayan renkleriyle dişlere doğal bir güzellikle birlikte, doğal bir işlev kazandırmak için yeterlidirler. Laminat kaplamalarla kendinizden emin bir şekilde gülümseyebilirsiniz! Porselenden imal edilen bu kaplamalar ince, yarı geçirgen bir tabakadır. Mevcut bir diş üzerine mükemmel bir uyum ve hassasiyetle hazırlanıp yerleştirilirler. Dişin ön yüzü ile kaplamanın iç yüzü özel bir rezinle (yapıştırıcı bir ara madde) yapıştırılır. İşlem bittiğinde mükemmel bir kaynaşma beklenir.   Laminate tedavisine hangi durumlarda  başvurulur? Laminate veneers kaplamalar temel olarak, renk değişikliklerinin giderilmesi ve belli bir dereceye kadar şekil düzeltilmesi amacıyla yapılabilirler. Başlıca uygulama alanları şu şekilde özetlenebilir:     Renklenmelerde, bleaching (diş beyazlatma) gibi metotlarla sonuç alınmayan ileri derecedeki antibiyotik, flor vb. lekelerinde kalıtsal yapı ve renk bozukluklarında,   Ayrık dişleri bitiştirmede (diastema kapama),   Kırık veya aşınmış dişlerin restorasyonunda,   Rengi ve yapısı bozulmuş eski dolguların düzeltilmesinde,   Çapraşık ve eğri dişlerin düzeltilmesinde (ortodontik tedavi alternatifi olarak) kozmetik bir alternatif olabilir.   Laminate tedavisinden kimler yaralanabilir? Hemen hemen herkes! Yukarıdaki sebeplerden dolayı şikayetçi olan her yaş grubundaki kişiler laminat tedavisinden yararlanabilir. Ancak, çene bozuklukları, tırnak yeme, kalem ısırma gibi kötü alışkanlıklar ileri derecede dişeti tahribatlarının mevcut olduğu durumlarda uygulanmaz. Buna en iyi karar verecek olan dişhekiminizdir. Laminate tedavinin klinik uygulama aşamaları kısaca nedir? Öncelikle dişiniz işleme hazırlanır, üzerindeki artıklar temizlenir. Ardından dişinizin tam bir kopyasını elde etmek için ölçü alınır. Porselen malzemeden dişinize yapıştırılacak olan tabaka hazırlanır. Son olarak da, adeziv sistemlerde (bonding) olduğu gibi, laminatlar da mevcut dişin yüzeyine rezinle (yapıştırıcı bir ara madde) kaynaştırılır. Laminatelar uzun ömürlü müdür? Dayanıklı mıdır? Lamine diş iyi bir ağız bakımıyla yıllarca sorunsuz olarak kullanılabilirler. Çünkü diğer adeziv sistemlerden (bonding) daha üstün özelliklere sahip porselenden imal edilmişlerdir. Lekelenme ve aşınmaya karşı daha dirençlidirler. Ömürlerini uzatmak için ağız bakımına dikkat etmek gerekir. Ayrıca, çok sert gıdaları ısırmaktan, tırnak yemek gibi kötü alışkanlıklardan kaçınmak gerekir. Laminate veneer'in avantajları nelerdir?   Küçük bir müdahale ile çok kısa sürede sağlıklı ve doğal bir görünüş elde edilir, Dişinizde sadece, tırnak genişliğinde bir yuva açılması (ki bu da her zaman gerekmeyebilir) yeterlidir, Sağlam, renkleri bozulmayan ve dayanıklı malzemelerden üretilirler. Dişlerinizin doğal yapısı bozulmadan istediginizin estetik özelliklere sahip olması sadece laminate veneer ile mümkündür. Diş üzerinde ya hiç bir değişiklik yapılmaz ya da az bir düzeltme ile sonucun daha mükemmel olması sağlanabilir. Zaten diş üzerinden kaldırılan miktar 0,3-0,7 mmile sınırlı oluyor. Böylece hiç bir dişin kesilmesine (küçültülmesine) gerek kalmıyor. Tedavinin laboratuvar aşaması sadece 3-4 gündür. Ancak gülümseme tasarımında bu süre sonunda dudaklarınızın yeni görünümünüze uyum sağlaması 3-4 haftayı bulabiliyor. bu uyum süresince bazı dudak egzersizleri ve okuma tavsiye ediyoruz. bu süre sonunda yüzünüzle tamamen bütünleşmiş ve yapay olduğu kesinlikle farkedilmeyen yeni dişlerinizle rahatlıkla gülümseyebilirsiniz. Görünümünden memnun olmadığınız dişlerinizin bir kopyası elde edilerek üzerinde bir tasarım yapılabilir. yani dişlerinize hiç bir müdahelede bulunmadan önce dişlerinizde oluşturalacak değişiklik gösterilebelir.   Porselen yüzeyleri son derece pürüzsüz olacağı için sigara ve benzeri sebeplerden kaynaklanan lekelenmeleri ve diş taşı oluşumlarını minimuma indirir. Kahve, çay, sigara gibi dış etkenlerle renk değiştirmez. Materyal olarak oldukça kırılgandır. Fakat, mineye tam olarak yapıştırıldığında, germe ve çekme kuvvetlerine karşı direnci çok yükselir. Sözgelimi, yapışmış bir laminate veneer, dişten bütün olarak sökmek mümkün değildir. Ancak elmas frezlerle diş yüzeyinden aşındırarak uzaklaştırılabilir. Aşınmaya karşı direnci yüksektir.   Laminate veneer'in dezavantajları nelerdir? Diğer restorasyonlara göre sağık açısından üstünlükleri vardır. Ancak diğerlerine kıyasla biraz daha pahalı bir sistemdir. Hassas bir tekniktir. İyi bir klinik ve laboratuar çalışması gerektirir. Hekimin ve diş teknisyeninin bu konu üzerine teknik bilgisinin ve sanat yeteneğinin tam olması gerekir.   Laminate kaplama gerektiren diş örnekleri   Aralıklı dişler (diastema) Aşınmış Dişler Çapraşık dişler Lekelenmiş ve renklenmiş dişler Dişeti görünmesi (gummy smile) durumunda Yıpranmış dişler
  • Diş Beyazlatma (Bleaching)
    Diş Beyazlatma (Bleaching)
      Beyazlatma dişlerin yapısında (mine ve dentin tabakasında) oluşan renklenmeleri giderme işlemidir. Şu anda bilinen iki değişik beyazlatma yöntemi vardır. Bunlardan ilki hastanın kendi başına uygulayabileceği bir yöntemdir, aşamaları şöyledir: Birinci Yöntem; Hekimin ağızdan ölçü alıp, dişlerinizin üzerine takabileceğiniz ince lastik kalıpları hazırlatması, Hastanın kendisi için hazırlanmış özel kalıbın içerisine ilaç yerleştirerek bu kalıbı beyazlatılacak dişlerin üstüne günde en az 6 - 8 saat takması (tercihen uykuda), Tedavinin ortalama 1 - 4 hafta içinde sonlandırılması.   İkinci Yöntem; (klinikte diş beyazlatma, bir hekim tarafından yapılan beyazlatmadır ki aşağıdaki şekilde uygulanır.) Ağartıcı ilaç bu işlem hakkında deneyimi olan bir hekim tarafından diş üzerine yerleştirilir. İlgili dişin üzerine beyaz renkli ışık kaynağı belli bir süre tutulur. İşlem bittiğinde sonuç hemen gözlenir. Her iki yöntemde etkin olmasına rağmen tercih, renklenmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istendiğine ve hekimin görüşüne bağlıdır.             Dişlerde istenmeyen lekeler neden oluşur? Bunun bir çok sebebi olabilir. En yaygın olanları; yaşlılık, dişleri boyayan maddelerin (kahve, çay, kola, sigara vb.) tüketimi, travmalar, eski protezler, kaplamalar, dolgulardır. Dişlerin oluşumu boyunca kullanılan antibiyotik (tetracycline) veya aşırı florit tüketimi de dişlerde renklenmelere yol açabilir.Bu durum dişin yapısından ileri gelebileceği gibi diş etkenlerin boyaması ile, gelişim çağında alınan antibiyotik ya da florür nedeni ile, yaşlılıkla, dişe gelen bir darbe nedeni ile de dişlerde renklenme olabilir.   Bleaching (Beyazlatma) işlemi kimlere uygulanabilir? Hemen hemen herkese! Ancak, tedavinin etkili olamayacağı bazı durumlar vardır. Dişhekiminiz tam bir ağız içi kontrol ve teşhisi ile dişlerin bu işlem için uygun olup olmadığını belirleyecektir. Dişleriniz sağlıklıysa daha beyaz ve doğal gülümseme için ideal bir çözümdür.   Bleaching (Diş Beyazlatma) işlemi zor ve zahmetli midir? Hayır! Ağız sağlığı teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde dişleriniz çok kısa bir sürede, güvenli ve etkin olarak dişler beyazlatılabilmektedir.   Güvenli midir? Evet! Yapılan araştırmalara göre, dişlerin beyazlatılması dişhekiminizin gözetimi altında yapılırsa son derece etkin ve güvenlidir. Dişler ve dişetleri hiçbir şekilde zarar görmez.   Uygulama süresi ne kadardır? Genelde, ilk uygulamada dişlerde beyazlama başlar. Ancak, ideal görüntüye ulaşmak için, uygulamanın 10 – 14 gün devam etmesi gerekir.   Dişler beyazladıktan sonra eski haline döner mi? Dişler her zaman için eskisinden daha beyaz olacaktır. Ancak, hastaların alışkanlık ve ağız bakımına bağlı olarak yılda bir – iki kez pekiştirme tedavisi gerekebilir.   Özetle bu tedavinin başarılı olabilmesi için neler önemlidir?     Kullanılan ilacın markası ve içerği     Bu konuda deneyimli bir hekimin tedavisi altında olmanız     İlacın kullanılma şekli ve tedavi süresi    
  • Zirkonyum Diş
    Zirkonyum Diş
      METAL DESTEKSİZ ZİRKONYUM ESASLI KURON & KÖPRÜLER Estetik diş hekimliğinde gün geçtikçe metal içeren porselenlerden vazgeçiliyor. Daha sağlıklı daha estetik ve daha direçlilik gibi istediğimiz tum özelliklere sahip olan bu sistemde alt yapı olarak metal yerine beyaz bir alaşım olan zirkonyum kullanılır. Zirkonyum esaslı porselenleri hem ön dişlerde kullanabilecek kadar doğal olmaları, hem de arka dişlerde kullanılabilecek sağlamlıkta olmaları sebebiyle güvenle tercih etmekteyiz. bu sistemler hekimin ve hastanın hayatını daha kolay hale getirmektedir ve kişilerin yaşam kalitesini arttırmaktadır.   Zirkonyum Nedir ? Klasik diş restorasyonlarında porselen uygulamalarında dayanıklılık için, porselen dişin altına metal bir alt yapı kullanılmaktaydı. Bu metal alt yapının diş etleri, diş dokusu, genel vücut sağlıgı ve en önemlisi estetik yönünden mahsurları bilindiginden, genel anlamda metale alternatif arayışlara gidildi. Daha önce tıbbın diger alanlarında başarıyla kullanılan zirkonyum‘un dişhekimliğinde porselen metalinin yerine uygulanması ile yeni bir devir açılmış oldu.   Çünkü bu yeni zirkonyum alt yapılı porselen kaplamalar mekanik direnci, biyolojik uyumluluğu ve kırılma direnci ile diğer dental materyaller arasından sıyrılmaktadır.diş eti problemileri ve alerjiye sebep olmaz, ışık geçirme özelliği ile dogal dişlere yakın estetik ve fonksiyonu yakalamımızı sağlar.   Zirkonyumun üzerine porselen konularak yapılan kuron(kaplama) ve köprüler Ceramic ve Zirkonyum kelimelerinin birlestirilmesinden oluşan CERCON kısa adı ile anılır. 900 Mpa dirence sahip sistem en yüksek fiziksel değerlerin yanında ışık geçirme özelliği doku uyumu ve birçok değişik endikasyonu kapsayarak dişhekimliğinde yepyeni bir dönem başlatmıştır.   Materyalin başarısı tıp ve endüstri alanında kanıtlanmıştır. 1998 yılında başlayan araştırmalar sonucunda 2002 yılı başından itibaren klinik uygulamalara tüm dünyada geçilmiştir. Bu yeni uygulama ile hastada metal-seramik ve tam seramik restorasyonlarda oluşan estetik kaygılar kesinlikle ortadan kalkmaktadır.   Cercon Kuron Metal Destekli Kuron Nerelerde kullanılabilir? Tek diş kuron kaplamalarında Arka diş eksikliklerinde hazırlanan koprulerde İmplant üstü estetik kron - köprü çalışmaları   BİLGİSAYAR DESTEKLİ İLERİ TEKNOLOJİYLE DİŞLER YENİDEN TASARLANABİLİR Mİ? Birçok teknik kişinin gülüşünü adeta yeniden tasarlarken bilgisayar destekli uygulamalar sıfır hatayla istenen dişlere ve gülümsemeye ulaşılmasını sağlıyor.   CAD-CAM (computer aided design-computer design-computer aided manufacturing) bilgisayar yardımıyla dişlerde yeni tasarımlar anlamına gelir. Dişlerinin görünüşünden ve gülüşünden memnun olmayan bireyler bu ileri teknoloji porselen sistemleri ile istedikleri doğal dişlere ve gülüşe sahip olabiliyorlar.   Dişlerin restorasyonu diş hekimi ve teknisyeni tarafından bilgisayar ortamında yapılıyor ve dişler bilgisayarlı freze tekniği ile özel hazırlanmış porselen bloklardan oluşturuluyor. Bu sistemde kullanılan porselenin iç yapısında kristal veya zirkonyum bulunuyor böylece mükemmel estetik kalite ve doğallık yakalanıyor.   Bugüne kadar, zirkonyum oksit üretimdeki yüksek maliyeti nedeniyle dental uygulamalarda kullanılmıyordu. Zürih Federal teknoloji enstitüsü tarafından geliştirilen bir proje sayesinde zirkonyum oksit ekonomik bir şekilde diş hekimliğinde kullanılabilir hale gelmiştir. Zirkonyum 1960 ‘lı yıllardan beri tıpta da kullanılmaktadır, yapılan uzun süreli çalışmalar ile materyalin güvenilirliği kanıtlanmıştır.   Zirkonyum başta kalça eklem protezleri olmak üzere vücudun çeşitli bölgelerinde çeşitli amaçlarla kullanılmış ve bugüne kadar herhangi bir yan etkisi veya zararının olmadığı, allerji yapmadığı saptanmıştır. Zirkonyum, yüksek ısılara, darbelere dayanıklı, hafif, ısı ve elektrik iletmeyen, ışık geçirebilen bir elementtir. Ayrıca ağızda tad bozukluğuna, dişeti problemlerine ve ağız kokusuna yol açmayan sağlıklı bir materyaldir. aest_pat3 Dişlerinizden alınan ölçü ile hazırlanan model üzerine dişlerinizin bir mum modeli hazırlanmakta. Bilgisayar destekli bir cihaz bu modelden aldığı bilgiler doğrultusunda zirkonyum oksit bloğu aşındırarak dişlerinizin alt yapısını hazırlamaktadır. Aşındırılarak hazırlanan yapılar üzerine uygun renkte seramik yerleştirilerek çalışma tamamlanmaktadır.   Artık yeni yüksek teknoloji ürünü olan zirkonyum oksit ile metalsiz güçlü ve estetik restorasyonlar başarıyla yapılabilmektedir.   Hasta ve hekim açısından avantajları nedir? Uygulama zamanı kısalmıştır. İstenirse kişiye bir günde yeni bir gülüş kazandırılabilir. Dişin estetik kalitesi çok yüksek, ışık geçirgenliği ve duruşu doğal diş gibidir. Kullanılan porselen blokları daha önceden fabrika şartlarında hazırlanmış porselen blokları olduğu için materyalin fiziksel özellikleri değişmez hata paylarını minimuma indirilmiştir. Ara aşamalar azaldığı için hekime zaman kazandırır.  Sıcak-soğuk hassasiyeti gelişir mi? Hayır, sıcak-soğuk hassasiyeti gelişmez.Çünkü Zirkonyum Oksitin ısı yalıtıcı özelliği vardır. Alerji yapar mı? Hayır, Zirkonyum Oksit doku uyumlu bir maddedir alerji yapmaz. Dişetlerinde çekilme olur mu? Hayır,yapılan araştırmalarda diş etleri ile mükemmel uyum gösterdiği tespit edilmiştir. Elbette yaşla birlikte doğal olarak gelişen dişeti çekilmesini durduramaz. hazırlanan kaplamalar diş ve dişetiyle son derece uyumlu olacağı için dişeti iltihabına bağlı dişeti çekilmesi gelişmeyecektir.      
  • Empress Kaplamalar
    Empress Kaplamalar
      Empress Porselen Kuronlar Estetik diş hekimliğinde önemli bir yeri olan empress kaplamalarda metal alt yapı yerine cam destekli güçlendirilmiş porselen kullanılır. Empress dediğimiz bu çekirdek yapının ışık geçirgenliği mükemmel seviyede olduğundan son derece estetik sonuçlar elde edilir. Güçlendirilmiş cam destekli porselen bir materyal olan empressler mükemmele yakın ışığı yansıtma özelliği taşır.   Empress kaplamalar günümüzde estetik amaçlı olarak sıklıkla tercih edilmektedir. Empress kaplamaların diğer bir özelliği ise son derece doğal gözükmesidir. Özellikle ön dişlerde çok iyi sonuç veren empress kaplamaların estetik başarısı oldukça yüksektir.   Doğal dişlerinizden hiçbir farkı olmayan empress kaplamalar laboratuvar ortamında; bilgisayar destekli, hassas cihazlar kullanılarak, özel tekniklerle üretilir.   Alt yapı olarak metal yerine cam destekli özel bir porselen kullanması nedeniyle herhangi bir alerjik reaksiyon riski taşımamaktadır. İnsan vücuduyla dost olan en uyumlu materyallerden biri olan Empress kuronlar hammadde olarak porselen kullanır.   Empress Kuron Kaplama hangi dişlere yapılabilir? Empress kaplamalar en iyi sonucu, estetik kaygıların öne çıktığı ön kesici dişlerde vermektedir. Işık geçirgenliği kusursuz olduğu için çok doğal estetik ve uzun ömürlü bir çözüm olmaktadır. Bir diğer kullanım alanı da yine ağız içinde görünen ve fazla kuvvet uygulanmayan küçük azı dişlerine uygulanmaktadır. Bu iki diş içinde en uygun çözüm empress kaplamalardır. Renklenmiş dişler; Bir diğer uygualama alanıda renklenmiş dişlerdir. (Tetrasikline, florozise, devitalizasyona veya yaşa bağlı renklenmeler.) Renk tonu değişmiş kanal tedavisi görmüş beyazlatılamayan dişler. Diastemalı dişler (araları açılmış dişleri kapatmak için) Malforme dişler (şekli bozuk olan dişlere yeniden form kazandırmada) Mine defektleri olan dişler (mine hipoplazisi gibi dişin koruyucu tabakasındaki eksikler veya defermasyonlar) Malpoze dişler (dizilişi ve pozisyonu hatalı olan dişler) Çok sayıda restorasyon görmüş dişlerde estetik açıdan düzenleme gerektiği durumlarda. Atrisyon, erozyon veya abrazyon dediğimiz aşınmı yada deforme olmuş dişlerde.   Empress Kuron Kaplamaların Avantajları Renk kontrolü sayesinde doğal bir görünüş sağlar. Estetik açıdan yüksek kaliteli sonuçlar verir. (Doğal floresans özelliği bulunan empress kaplamaların renk ve yüzey yapısı kontrol edilebildiğinden sonuçları estetik ve doğaldır.) Empress kaplamaların diğer kron çeşitlerine göre tutuculuğu daha yüksektir. Cilası iyi yapılmış olan empress kaplamaların yüzeyi diğer kaplamalara göre plak birikimi çok daha az olmaktadır. Bu özelliği sayesinde periodontal açıdanda son derece sağlıklıdır. Aşınmalara karşı son derece dayanıklıdır. Sıvı absorbsiyonu alternatiflerine göre çok düşüktür. Dişlerimizde tıpkı vücudumuzdaki diğer organlarımız gibi zamanla yıpranmakta, dişlerimizde şekil ve renk değişikliği yaşanmaktadır. Diş hekimliğinde dikey boyut dediğimiz kavram (çene ve burun ucu arasındaki bölüm) yaşla birlikte azalmaya başlar. Buna parelel olarak, dişler aşınma başlar ve renklerde bozulma meydana gelir. Sonuç olarak dişler canlılığını kaybetmeye başlar. Bu durumda Empress Kuron kaplama sayesinde dikey boyut yükseltilerek ideal boyut tekrar kazandırılır. Yine bu sayede dişlerin bozulan formunu ve rengi de düzelmiş olur. İşlem sonrasında gençleşen birey dinamik bir gülüşe de kavuşmuş olur. Empress Kuron Kaplamaların Dezavantajları  Empress kaplamalar çok iyi bir hazırlık ve beraberinde yoğun bir laboratuvar mesaisi gerektirir. Empress tedavi yöntemi hassasiyet gerektirdiği için iyi bir teknisyen ve alanında uzmanlaşmış diş hekimleri tarafından uygulanabilir. büyük azı dişlerde ve yüksek çiğneme kuvveti oluşan ağzın arka bölgerinde kullanılması tavsiye edilmez. Sert ve kırılgan yapıları nedeniyle uzun köprülerde diş hekimlerince tercih edilmez. Bu durumlarda estetik ve sağlamlığı birleştiren zirkonyum kaplamalar daha iyi sonuçlar verir.   Empress ve Zirkonyum Kuron Kaplamaların Farkı Nedir? Empress ve Zirkonyum; Her iki kuron türü de metal alt yapı kullanmaz. Özel porselen oluşan alt yapıları sayesinde, bütünüyle estetik ve fonksiyonel olarak uygulanan porselen yapılardır. Empress Kuronlar genel olarak ön dişler gibi estetik kaygıların yüksek olduğu görünür alanlarda uygulanır. Sebebi ise; ışığı yansıtmadaki başarısı, tutuculuğunun yüksek olması ve üstün yüzey özelliği sayesinde bakteri plaklarını daha az tutması gibi özellikleri sayesinde doğal dişe en yakın sonucu vermesi. Zircon Kuron kaplamalar ise metal destekli geleneksel kaplamalar göre çok daha estetik olmakla birlikte empress kaplamalar kadar estetik olmamaktadır. Çiğneme kuvvetinin yüksek olduğu ve dayanıklılık isteyen durumlarda estetik ve sağlam sonuçlar vermektedir. Arka bölgedeki azı dişlerde ve uzun köprülerde rahatlıkla kullanılmaktadır. Hem estetik hem de dirençli sağlam yapısı nedeniyle diş hekimliğine önemli bir avantaj sağlayan zirkonyum kaplamalar son yıllarda yoğun olarak kullanılmaktadır. Belki de diş hekimliğine en büyük armağanı bir çok dezavantajı olan metal destekli kuronların yerini almasıdır. Empress kaplamaların yapılamadığı direnç isteyen bölgeleerde tercih edilmelidir.     Empress mi? Zircon mu? Empress ve Zirkonyum, her ikisi uygulama da alt yapı olarak metal yerine porselen kullanan estetik materyallerdir. Empress kuronların estetik özellikleri Zirkonyum kurona kıyasla çok daha iyidir. Çoğunlukla ön bölgelerde estetik kaygılara cevap verdiği için tercih edilir. Zirkonyum kaplamalar empress kuronlara göre yapısal olarak çok daha dayanıklıdır. Empress kuruonlar kadar estetik olmayan zirkonyum kaplamalar sağlamlığı ve estetiği bir araya getirdiği için önemlidir. Bu özelliği sayesinde çiğneme kuvvetine maruz kalan arka bölgedeki dişlerde ve uzun köprülerde metal destekli kaplamaların yerine rahatlıkla kullanılır. Çok daha estetik ve dayanıklıdr. Ayrıca vücut dokusuyla son derece uyumlu ve sağlıklıdır.  
  • Şeffaf Plaklarla Ortodonti Tedavisi
    Şeffaf Plaklarla Ortodonti ...
    Diş telleri kusurlu ısırma (malocclusion) ile kayan dişleri düzeltmek için kullanılan bir yoldu. Ancak bugün bazı durumlarda geleneksel ortodonti tedavilerinde kullanılan braket ve tellerine gerek kalmadan dişleri düzeltmeyi sağlayan şeffaf plak ile ortodonti sistemi bulunmaktadır. Braket takmadan şeffaf plaklarla yapılan ortodonti sistemi, dişleri aşama aşama yeniden yerleştirmek için bir seri renksiz, çıkarılabilir düzleştiriciler kullanmaktadır. Şeffaf plak sisteminin seçilmesinin nedeni, diş tellerine göre daha iyi görünmesindendir. Ayrıca çıkarılabilir olduklarından, yemek sonrası dişleri temizlemek daha kolaydır. Şeffaf plak düz ve rahattır, bu nedenle diş etlerinizde, yanağınızda ve dilinizde iltihaba neden olmazlar. Şeffaf plak sistemi, metallerde karşılaşabileceğiniz alerjik tepkiler de yaratmaz. Önce dişlerinizin ölçüsünü, ısırma şeklinizi, fotoğrafla ve röntgenle alınır. Bu malzemeleri ve tedavi planınız laboratuvara gönderilir. Laboratuvar bu verilerle tam olarak sizin için hazırlanmış bir dizi şeffaf plak üretir. Her bir şeffaf plak 2 hafta boyunca takılır ve bunları sadece yemek yerken, içerken diş fırçalarken ve ip kullanırken çıkarırsınız. Her 2 haftada bir şeffaf plağınızı bir yenisi ile değiştirirsiniz. Dişleriniz her seferinde arzulanan yöne hareket eder ve bu, dişler istenen pozisyona gelip düzelene kadar devam eder. Her 6 haftada bir, tedavinin uygun olarak geliştiğini incelenmesi için diş hekiminizi ziyarete gidersiniz. Şeffaf plak sistemi ile yapılan ortodontik tedavi tipik olarak 9-15 ay arası sürer ve bu sürede 18 ila 30 şeffaf plak kullanılır. Tedavinin tamamlanma süresi, her bir durumuna göre değişecektir. Sağlık tarihçeniz ve yaşam tarzınızla ilgili detaylı inceleme sonucunda braket takmadan şeffaf plaklarla yapılan tedavinin sizin için uygun olup olmadığına diş hekiminizle beraber karar verebilirsiniz.
  • Porselen Kuron ve Köprüler (Kaplamalar)
    Porselen Kuron ve Köprüler ...
    Kuron (tam kaplama) nedir ve niçin kullanılır? Hasarlı bir dişi yeniden eski haline getirmek için dişe uygulanan bir kaplamadır. Amacı dişi güzelleştirmek, sağlamlaştırmak ve korumaktır. Kuron aşağıdaki durumlarda yapılabilir, Yeterince diş desteğinin olmaması durumunda büyük bir dolguyu restore etmek için, Zayıf dişlerin kırılmasını önlemek için, Bir diş implantına üst yapı olarak, Kırık, şekli bozuk veya renklenmiş dişleri kaplamak için. Kuron kaplamalar için   Kuron kaplamalar için en uygun malzeme hangisidir? Sizin için en uygun malzemeyi seçerken, hem görüntü hem de işlev göz önünde bulundurulur. Dişhekiminiz; diş yerleşimi, dişeti dokusunun konumu, gülümsediğinizde görünen dişlerinizin miktarı, dişlerinizdeki renklenmeler ve dişlerinin fonksiyonlarını değerlendirip bu konuda bir karara varacaktır. Kuronlar çeşitli malzemelerden yapılabilir. Bunlar; altın veya daha değersiz alaşımlar, porselen (seramik), akrilik, kompozit veya tüm bunların bir kombinasyonu olabilir. Bir kuron nasıl yerleştirilir? Kuronlama işlemi birkaç adımda yapılır. Dişhekiminiz, gerektiği şekilde dişiniz üzerinde hazırlık yapar, çürük kısımları varsa temizlenir ve dişin tam bir modelinin elde edilebilmesi için ölçü alınır. Elde edilen modele göre kuronunuz son halini alacaktır. Kron tamamen hazır hale geldiğinde, dişhekiminiz gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra yerine yerleştirecektir. Siz ve dişhekiminiz, görünüşünden ve konumundan memnun kaldıktan sonra kuron daimi olarak yapıştırılır. Kuronların bakımı nasıl yapılır? Dişlerinizi günde iki defa fırçalamalı ve bir defa da diş ipi ile temizlemelisiniz. Bu temizleme işlemi, bakterilerden oluşan plakları ortadan kaldıracaktır. Bu konudaki en önemli nokta diş ve dişetinizin birleştiği bölgedeki (sulcus) plakların temizlenmesidir. Kuronların kırılmasını veya zarar görmesini önlemek için, sert yiyecek ve nesneleri çiğnemekten kaçınmak gerekir. Yine her durumda olduğu gibi dişhekiminizi rutin olarak ziyaret etmeniz,  kuronların ömrünü uzatacaktır. Tamamlanmış bir kuronun görünümü nasıldır? Dişhekiminizin öncelikli hedeflerinden biri de yapay dişi, doğal dişe mümkün olduğunca benzetmektir. Bunu başarabilmek için renk, şekil, ısırma ve doğal ile yapay dişlerinizin her ikisinin de boyutları göz önüne alınır. Bu faktörlerden herhangi biri görünüşünüzü önemli ölçüde etkileyebilir. Bu işlem sonucunda, nasıl bir görünüm beklediğinizi dişhekiminizle ilk seansta konuşmalısınız. METAL DESTEKSIZ FULL (TAM) PORSELEN KURON DİŞ Önceden dişleri kesilmiş kişilere metal desteksiz (metalsiz) porselen kuronlar uygulanabilir.Zirkonyumun üzerine porselen konularak yapılan kuron (kaplama) ve köprüler Ceramic ve Zirkonyum kelimelerinin birleştirilmesinden oluşan CERCON kısa adı ile anılır. 900 Mpa dirence sahip sistem en yüksek fiziksel değerlerin yanında ışık geçirme özelliği doku uyumu ve birçok değişik endikasyonu kapsayan zirkonyum dişhekimliğinde yepyeni bir dönem başlatmıştır.   Kuron işlemi için hazırlanmış bir diş   Kuronun hazırlanan diş üzerine yerleştirilmesi   ...ve yerleştirildikten sonraki durumu     Tamamlanmış bir kronun kesiti (porselen diş)                      Cercon                            Metal destekli kuron   Kuronların görüntüsünü pek çok şey etkilese de en önemlisi ışığa verdikleri tepkidir. Doğal dişler ışığı geçirir. Bunun sonucu olarak da dişte derinlik ve canlılık ortaya çıkar. Metal desteksiz porselen kuronların ışık geçirme özelliklerinden dolayı, derinlik ve canlılıkları daha fazladır böylece doğal dişe en yakın sonuçlar elde edilir. FULL (TAM) PORSELEN KURONLARIN AVANTAJLARI; Metal destekli porselenler bazı ışıklarda (disko, fotoğraf makinası flaşı vb.) ağızda yokmuş gibi koyu renk bir boşluk görüntüsü verirler. Full porselenler (zirkonyum destekli) ise doğal diş gibi her türlü ışığı geçirirler.  Full porselenler ışığı geçirdiklerinden doğal diş yapısına çok benzer bir estetik oluştururken, çok iyi yapılmış bile olsa metal-porselenlerde bir donukluk ve yapaylık vardır. Bu nedenle özellikle ön dişlerde full porselenler tercih edilir.  Metal desteksizlerde, zirkonyum yada empress alt yapıda metal olmadığı için kuron-diş eti hizasında koyu renk bir çizgi olmaz. Daha estetik bir görüntü sağlanır.  Metal destekli porselenler mekanik olarak dişe yapıştırılırlar. Full porselenler mekanik ve kimyasal olarak dişe tutturulur. Bu yüzden metal desteklilere göre tutuculukları çok daha yüksektir.  Alt yapıda kullanılan bazı metallere karşı (nikel vb.) oluşabilecek allerji riski full porselenlerde yoktur.  Diş eti çekildiğinde, full porselenler estetik görünümlerini korurlarken, metal porselenler diş ile birleştikleri bölgede kötü bir görüntü oluştururlar.
  • İmplant (Yapay Diş Kökü)
    İmplant (Yapay Diş Kökü)
      Diş İmplantları Günümüzde diş implantları, tartışmasız olarak doğal dişlere en iyi alternatiftir. Geleneksel köprü ve protezlere göre daha iyi konuşma ve çiğneme fonksiyonu sağlarken, yüzünüzde doğal bir görünümü de beraberinde getirir.   Bugün implant tedavisinin, 21. yüzyılda üzerinde en çok çalışılacak olan diş tedavi şekli olduğu anlaşılmaktadır. İmplant, eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar sağlamak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen ve uygun malzemeden yapılan yapay diş köküdür.     İmplant (diş ekme) nedir? Kısaca implant, eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar sağlamak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen ve uygun malzemeden yapılan yapay diş köküdür. (implant=implantat=implantate=çakma diş=vidalı diş=vida diş) İmplant'ların çeşitleri var mıdır? Evet. Seri kullanıma girdikten sonra değişik implant tipleri üretilmiştir. Ancak günümüzde en popüler olan implant tipi 'vida' şekilli olanlardır.   İmplantlar ile tedavi güvenli ve uzun ömürlü müdür? Güvenli ve kaliteli bir implant ortaya çıkarmak için yapılan çalışmalar 1809'dan beri sürmektedir. Günümüzde piyasa da mükemmele çok yakın, 35 yıllık klinik takipleri bulunan implantlar olduğu gibi nispeten yeni implant markaları da bulunmaktadır. Bu konuda daha detaylı bilgiyi diş hekiminiz size verecektir.   İmplantlar her olayda kullanılabilir mi? İster tek diş, isterse birden fazla diş eksikliğinde eğer implant yerleştirmeye uygun miktarda kemik varsa, her olay için implant kullanılabilir.   Her hastaya implant uygulanabilir mi? implant vidaları belirli kalınlığı ve genişliği olan yapılardır. Bu nedenle implant konulması öngörülen bölgede, çene kemiğinin, bu implant vidasını kabul edecek yükseklik ve genişliğe sahip olması gerekmektedir. Varolan kemiğin kalitesi de implant başarısını etkileyen faktörlerden birisidir. Ayrıca tedaviden önce ve implant ağızda kaldığı sürece dişetlerinin tamamen sağlıklı olması gerekmektedir. Hastanın genel sağlık durumu iyi olduğu sürece implant uygulamasını engelleyecek bir üst yaş limiti yoktur ancak kemik gelişimi tamamlanmamış çok genç hastalara uygulanması tercih edilmeyebilir.   İmplant yerleştirilirken acı duyar mıyım? Uygun anestezi yöntemlerinin uygulanması durumunda hayır. Operasyon sırasında hasta tercihine göre genel ya da lokal anestezi kullanılabilir. Genellikle implant'ın yerleştirildiği akşam duyulabilecek ağrı basit ağrı kesiciler ile giderilebilir. Bir çok hasta bu ağrının normal diş çekiminden sonra duyulan ağrıdan farklı olmadığını belirtmektedir. Tedavinin problemsiz tamamlandığı vak'alar da implantların varlığını bile hissetmeyecek kadar rahat olursunuz.   İmplantlar yerleştirildikten hemen sonra protezlerim takılabilir mi? Hayır. Implant'ların kemik ile tam birleşmesini (Osteointegration) sağlamak için iyileşme dönemi olan ilk 3-6 ay boyunca implant üstüne gelen yüklerin en aza indirgenmesi gerekir. Ancak doktorunuz bu iyileşme süresinde size uygun bir geçici protez yaparak sizin fonksiyonunuzu iade edecektir.     İmplant yaptırmak istiyorum, toplam tedavi süresi ne kadardır? implant operasyonlarının günümüzde sadece yarım saat içinde  yapılması bile mümkün oluyor. Diş ve kemik yapınıza göre belirlenen operasyon sekline göre toplam süre değişir. Genelde birinci operasyondan sonraki 3.ayda işlem bitirilir.   İmplantların temizliği önemli midir? Evet. Hem de çok önemlidir. implantların ağız içindeki yabancı cisimler olduğu düşünülürse temizliklerinin en az kendi dişleriniz kadar hatta daha da önemli olduğunu taktir edersiniz. implantların temizlikleri belli bir öğrenme süreci gerektirse de, zor değildir. Ancak bu iş için yeterli zamanı ayırmanız gerekmektedir. Unutmamanız gereken şey, implant tedavisinin başarılı olması için gerekli en önemli faktörün düzenli ağız bakımı olduğudur.   İmplantların üzerine protez nasıl yerleştirilir? implantlar üzerine yapılacak protezler vak'anın özelliğine göre değişik tipte olabilir. Yani bunlar kolayca temizlenmesi amacı ile hasta tarafından çıkartılabilecek şekilde olabileceği gibi ancak dişhekimi tarafından çıkartılabilecek şekilde de planlanabilir. Her iki planlamanın da avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır ve sizin için uygun olan tasarımı hekiminiz tedaviniz başlamadan önce size anlatacaktır.     Eksik her diş için 'bir' implant gerekir mi? Hayır. Eğer eksik diş sayısı '1'den fazla ise implant uygulanacak bölgeye bağlı olarak tek bir implant 2 ya da 3 diş yerine hizmet verebilir. implant vidası kemik ile kaynaşmaz ise (osseointegre olmaz ise) ne olur?   Doğru implant ve yöntem kullanılması durumunda böyle bir olasılık yok denecek kadar azdır. Bu tip bir başarısızlık genellikle cerrahi operasyonu takip eden ilk 6 ay içinde ortaya çıkar. Böyle bir durumda diş çekimi kadar kolay bir işlem ile implant yerinden çıkartılmalıdır. Bu bölgedeki kemiğin iyileşmesini takiben yeni bir implant konulabileceği gibi, klasik tip protezlerden birisi de tercih edilebilir. Ancak, genellikle, 2'den fazla implant konulan vak'alar da arta kalan implantlar protezin de yeniden tasarlanması ile hizmet vermeye yeterli olmaktadır.   İmplant yaptırmak pahalı mıdır? Maalesef, evet. Kullanılan tüm malzemenin ithal olması ve sağlıklı implant üretimi için çok yüksek teknolojiye gereksinim duyulması tedavinin fiyatını belirlemektedir. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle döviz kurlarında gözlenen artışlar da tedavinin maliyetini olumsuz etkilemektedir. Ancak kesin fiyat uzman hekimlerimizin sizi muayene edip, bu tedavi şekli için uygun bir hasta olup olmadığınızı belirlemeleri ve istediğiniz protez şekline göre değişecektir. implant yerleştirme işleminin karmaşıklığı ve uzunluğu, hastanın diş sağlığı ve ihtiyaçlarına bağlı olarak değişir, ve sonuç büyük bir yatırım olabilir.  Buna rağmen 350 hastaya implant yerleştirildikten sonra yapılan bir ankette, hastaların yaptıkları yatırımdan memnun kaldıkları ve gerekirse tekrar memnuniyetle yapacakları bulunmuştur.   İmplant tedavisi nerede ve nasıl elde edilebilir?  Bu tip bir tedaviye başlamadan önce yeterli ve doğru bilgi almanız, her şeyden önce, kendi sağlığınız açısından gereklidir. Bu konuda, yurtdışında doktora tezi yapmış uzmanlarımız size gereken tüm rehberliği verebilecek bilgi birikimine sahiptir. Bunun dışında diş hekimliği fakülteleri de doğru bilgilendirilebileceğiniz kuruluşlardır.  Implant tedavisi, doğru seçilen vak'alarda ve usulüne uygun yapıldığı taktirde, hastaların yaşam kalitesini arttıran ve yüz güldüren bir tedavi yöntemidir. Bu denli başarılı bir tedavi yönteminden tüm dünya da olduğu gibi ülkemizdeki hastaların da yararlanması gerektiğine inandığımız için, implant tedavisi hakkında bilgi edinmek için yaptığınız başvurulardan herhangi bir ücret talep edilmeyecektir. Bu muayene sırasında tedaviye uygun bir hasta olup olmadığınızın ortaya çıkması için implantların yerleştirilmesinden sonra, üzerinin protezini yapacak ve daha sonraki periyodik dişeti bakımını üstlenecek uzman hekimlerin sizi muayene etmesi en doğru yöntemdir. Bu muayene sırasında sizden genel sağlık durumunuz hakkında bilgi alınacak ve gerekli görülürse birtakım tahlilleri yaptırmanız istenebilecektir. Bu aşama da ayrıca çeşitli röntgen incelemeleri ve ağzınızın modellerinin elde edilmesi gerekebilecektir.   İmplant tedavisinde gözlenebilecek riskler nelerdir? Ağız içi ya da dışı tüm cerrahi işlemlerde gözlenebilecek risklerin ötesinde bir risk söz konusu değildir. Bunlar erken dönemde enfeksiyon ve alerji, protezlerin tamamlanmasından sonraki geç dönemde ise yetersiz ağız temizliğine bağlı iltihaplanmalar şeklinde ortaya çıkabilir. Özellikle erken dönem iyileşmesi sırasında sigara kullanmak enfeksiyon riskini arttırmaktadır.   implant tedavisi hangi vak'alarda ne avantajlar sunar?   a) Alt çenede tamamen dişlerini kaybedip protez taşıyan hastalar: Bu hastalar protezin hareketine bağlı olarak sürekli ağrıdan (vuruk) ve iyi çiğneyememekten şikayetçidirler. Bu şikayet zaman içinde proteze destek olan kemik dokunun erimesi ile daha da artar hale gelir. Bu tip hastalarda implant tedavisi yukarıdaki tüm şikayetleri ortadan kaldırdığı gibi kemiğin erimesini de durdurmaktadır.   b) Üst çenede tamamen dişlerini kaybedip protez taşıyan hastalar: Üst protezler alt çene protezlerine oranla daha stabil olsalar da protezin damağı kapatan tasarımı tat alma duygusunu azaltıp mide bulantısına neden olabilmektedir.   c) Alt ya da üst çenede dişlerinin bir kısmını kaybetmiş hastalar: Bu hastaların şikayeti kancalarla tutunan protezin çirkin görüntüsü, ya da köprü yapılabilmesi için sağlam dişlerini kestirme zorunluluğu olarak sayılabilir.   d) Tek dişini kaybetmiş hastalar: Bu hastalar tek bir dişin restorasyonu için en az komşu iki dişi feda etmek zorunda olan hastalardır. Tek bir implant'ın yerleştirilmesi komşu dişleri kurtardığı gibi daha estetik ve fonksiyonel sonuçların ortaya çıkmasına da neden olur.   İmplant tedavisinin dezavantajları nelerdir? Yüksek fiyat Çok özenli ve zaman ayrılarak yapılması gereken ağız temizliği işlemi   İmplant tedavisinin avantajları nelerdir? Daha iyi çiğneyebilme - Her istediğini yiyebilme Daha iyi estetik görünüm Özgüvenin geri kazanılması ile daha mutlu bir sosyal hayat Her şeyi yiyebilmeye bağlı olarak daha sağlıklı ve dengeli beslenme implant muayenesinde neler yapılacak?   Bu muayene sırasında tedaviye uygun bir hasta olup olmadığınızın ortaya çıkması için implant'ları yerleştirecek, üzerinin protezini yapacak ve daha sonraki periyodik dişeti bakımını üstlenecek uzman hekimlerin sizi muayene etmesi en doğru yöntemdir. Bu muayene sırasında sizden genel sağlık durumunuz hakkında bilgi alınacak ve gerekli görülürse birtakım tahlilleri yaptırmanız istenebilecektir. Bu aşama da ayrıca çeşitli röntgen incelemeleri ve ağzınızın modellerinin elde edilmesi gerekebilecektir.   Bütün implantlar başarılı mı? implant yerleştirme kararına varırken göz önünde bulundurulması gereken bir çok faktör vardır.  Öncelikle hasta sağlıklı olmalı, hastanın iyileşme gücü olmalıdır.  Örneğin hasta, kontrol edilmeyen şeker hastası ise yarı-iyileşme komplikasyon yaratabilir.  Bu hastalık implantların yerleştirilmesi tamamlandıktan sonra gelişirse de implantların gelecekteki durumlarında komplikasyonlara yol açabilir.  Ayrıca hasta muayene edilmeli, hastaya uygun implant ve implantı yerleştirme yöntemi özenle seçilmelidir.  implant dişhekimi tarafından özenle yerleştirilip bakılmasının yanı sıra hastadan da özel ilgi görmelidir.  Dişhekimi veya hasta implantlara iyi bakamazsa komplikasyonlar ortaya çıkabilir.  Bunların yanı sıra sigara içen ve fazla alkol kullanan hastalarda implantların başarısı etkilenmektedir.     İmplantların ömrü ne kadar? implantların ağızda otuz yıl kadar sorunsuz kaldığı görülmüştür.  Fakat implantlardan ortalama beklenti bundan kısadır.  implantın ömrü bir çok etkene bağlıdır.  Hastanın sağlığı ve implantların iyi bakımı bunların ikisidir.  Sonuçta implantlar bir ömür boyu kullanılabilirler.  İmplantların ömürlerini etkileyen bir çok etkeni ve sizin risklerinizi dişhekiminiz size açıklayacaktır.     İmplant yapma kararında yaşlılık etken faktör mü? Hayır.  Sağlık yaştan çok daha önemli bir faktördür.  70-80'lerindeki birçok hastanın cerrahi riskleri daha genç fakat sağlık sorunu olan hastalardan daha azdır.  Ayrıca daha yaşlı kişilerin implanta ihtiyacı gençlerin ihtiyaçlarından daha olasıdır çünkü yaşlılarda daha çok diş kaybı olmuştur.   İmplantların vücut tarafından reddedilme riski var mı? implantlar organizma için herhangi bir yan etkisi olmayan maddelerden yapılmış, ve yıllardır yoğun araştırmalara tabi tutulmuştur.  Bu maddeler genellikle titanyum gibi metaller, ve hiç bir zaman canlı bir organizmanın parçası olmayan benzeri diğer maddelerdir.  Vücudun bunlara karşı antigen üretip kalp ve böbrek transplantlarında olduğu gibi reddetmesi mümkün değildir.   Kanser riski var mı?  Tıbbi literatürde implantların kansere neden olduğunu gösteren hiç bir bulguya rastlanmamıştır.   İmplantlar kozmetik amaçlarla kullanılır mı? implantlar genelde kozmetik nedenlerle kullanılmazlar.  implantların kullanılmasındaki amaç protez dişlere dayanak vermektir.  Protez dişler kullanarak kozmetik düzeltmeler yapılabilir fakat böyle bir tedaviye başlamadan önce beklentilerinizi tamamı ile diş hekiminize danışmalısınız.   İmplantların başarısı garantili mi? Ağzınıza giren ve sizin kontrolünüz altında olan hiç bir şey için garanti vermek mümkün değildir. Bir organ nakli veya kalp ameliyatı sonrasında sağlık durumunuzun ne ölçüde garantili ise implant uygulamaları içinde aynı durum geçerlidir. Ancak diş hekiminiz mümkün olduğu kadar implant ameliyatınızı kusursuz bir şekilde tamamlaya çalışacaktır.  Size implantınızın bakımı hakkında gerekli bilgileri verebilir, gerektiğinde muayene edebiliriz.  Biz implantların başarılı olması için elimizden geleni yapacağız, fakat siz de aynı çabayı göstermelisiniz.   İmplant yerleştirilmesi ne kadar zaman alıyor? Bu süre, durumunuz, ihtiyaçlarınız ve yapılacak işlere bağlıdır.  Bir tek implant ameliyatı yarım saat ile bir kaç saat arası sürebilir.  Bütün bir tedavi bir ameliyatla da bitebilir, başka diş sorunlarınız varsa bir dizi ameliyat ve randevu da gerektirebilir.  İyileşmenin tam olması aylar alabilir.   İmplant yaptırmak için ne kadar izin almalıyım? Genelde ameliyat günü ve takiben bir iki gün dinlenme tavsiye ediyoruz.  Ameliyat yerinde şişme, ağrı ve morarma olabilir, ama tedavi süresince hiç bir zaman dişsiz kalmayacaksınız.  İşten alacağınız izinin uzunluğuna kendiniz karar verebilirsiniz.    
  • Bonding (Adeziv Sistemler)
    Bonding (Adeziv Sistemler)
      Bonding (Adeziv Sistem) nedir? Dişin rengini veya şeklini değiştirmek, büyütmek ya da bir kusurunu tedavi etmek amacıyla dişe yapılan ilavelerdir. Bu amaçla kullanılan malzemeler (mikrofil ajanlar), doğal dişin dış yüzeyine tutturularak şekil ve renk bozuklukları kolayca giderilebilir.  Bonding, günümüzde en çok ve en son uygulanan koruyucu dişhekimliği işlemlerinden biridir. Çoğu durumda, en az miktarda diş kaybı ile bu işlem gerçekleştirilir. Bu sistem uygulanırken ağrı hissedilir mi? Hayır! Pek çok durumda, dişi uyuşturmaya bile gerek duymadan bu işlem uygulanabilir. Doğal görünür mü? Evet! Kozmetik dişhekimliğinde yetkin bir dişhekimi tarafından yapıldığında doğal görünür.   Adeziv sistem uygulanan dişlerde zamanla renk değişimi olur mu? Mikrofil ajanlar, en ileri tekniklerle elde edilmiş olup, hemen hemen diş yapısıyla aynı özellikler taşırlar ve ancak normal dişler kadar renk değiştirirler. Yüzey pürüzlülüğü, cilalama ile en aza indirildiğinde dişlerin lekelenmeye karşı dayanıklılığı artar. Dış faktörlerin sebep olduğu (sigara, çay, kola, kahve vb.) olası lekelenmeler ise, rutin diş muayenelerinde giderilebilir.   Bu sistemin uygulandığı dişler özel bir bakım gerektirir mi? Bu konuda bazı sınırlamalar mevcuttur. Çok sert nesneleri (buz, şeker gibi) ısırmaktan kaçınmalıdır. Ayrıca tırnak yeme gibi olumsuz alışkanlıklardan uzak kalınmalıdır.   Bir adeziv sistemin ömrü ne kadardır? Bu süre, kullanılan malzemenin kalitesine ve dişhekiminin becerisine bağlıdır. Son teknoloji ile üretilen malzemelerin ömrü 5 ila 10 yıldır. Bonding (adeziv sistem) uygulanmış bir dişe, daha sonra yeniden bir bonding işlemi yapılabilir.   Bu işlem pahalı mıdır? Genellikle diğer estetik işlemlere göre daha ekonomiktir. Ücreti belirleyen faktör, kullanılan malzeme ve seçilecek tedavi türüdür. Tedavi süresi ne kadar dır? Bu işlem için pek çok kez bir seans ( 15 dk- 1saat) yeterlidir. Uygulanacak seans sayısı yapılacak işleme göre değişir " Bu işlem herkese uygulanabilir mi? Evet! Hemen hemen bütün yaş gruplarına bu tedavi metodu uygulanabilir. Çocuklar, ergenlik çağındakiler, yetişkinler ve yaşlılar görünüşlerini ve gülümsemelerini bu metot sayesinde daha da güzelleştirebilirler
  • Lazer Diş Hekimliği
    Lazer Diş Hekimliği
    Lazer (Laser) dişhekimliği nedir? Lazer uygulamaları, 60'lı yıllardan beri tıp alanında kullanılmaktadır. Yakın zamana kadar dişhekimliği alanında sadece diş beyazlatma  ve yumuşak doku operasyonlarında kullanılan lazer enerjisi, günümüzde daha geniş alanlarda kullanılır hale getirilmiştir. Atomize su spreylerinin, lazer enerjisi ile birleşmesi sonucunda elde edilen hidrokinetik enerji prensibi ile çalışan yeni diş lazeri ile hem sert doku (diş minesi-insan vücudundaki en sert yapı), hem de yumuşak doku (damak) işlemleri rahatlıkla yapılabilmektedir. Bu uygulamalardan bazıları, diş çürüklerinin temizlenmesi, kanal tedavileri, diş dolguları, çene kemiğinde ve dişetinde  her çeşit cerrahi işlemler, dişetinin şekillendirilmesi, estetik diş tedavileri,  hassas dişlerin hassasiyetinin giderilmesi, koyu renkli diş etlerinin renginin açılması, uçuk ve aft tedavileridir. Bunun yanında implant tedavisi uygulamalarında lazer teknolojisi ile cerrahi işlem aşamaları basitleşmekte ve tedavi genelinde zaman kazanılmaktadır. Sert dokuda, titreşim yapmaması, küçük müdahalelerde anesteziye gerek duyulmaması sebebiyle laser uygulamaları, diş hekimi korkusu olan her yaş grubu hasta için tercih edilebilir. Yine yumuşak dokuda, kanamasız operasyonlar yapılabilmesi ve iyileşmenin çok hızlı olması büyük avantajlarındandır. Özellikle çocuk hastaların tedavisinde önemli kolaylıklar sağlar. Gücü ayarlanabilen lazer ışınının çürük dokuyu seçici davranması az madde kaybıyla tedavinin tamamlanmasını mümkün kılar.Dişhekimliğinde Lazer UygulamalarıPorselen laminat veneer hazırlığında diş yüzeyini mükemmele yakın pürüzlendirmesi, yapılan restorasyonun tutuculuğunu %100 etkiler.Lazer dişhekimliği, genelde tedavi sürecini kısaltarak, daha az çaba ile daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlar.Lazer uygulamaları ile halk arasında lazerli dolgu diye bilinen ve bir ışık kaynağı ile sertleştirilen kompozit dolgu uygulamaları birbiriyle karıştırılmamalıdır. Lazer Uygulamasının Avantajları ve Kullanım Alanları;     Yeni nesil diş lazeri ile dişe ve diğer dokulara temas etmeden çalışmak mümkündür. Bu sayede ısı titreşim ve sürtünmeye bağlı ağrı oluşmayacağı için dişi uyuşturmaya gerek kalmayabilmektedir. Lazer ışını, cihazın ucundan çıkan suyla birleşerek (hidrokinetik enerji) dokuya iletilir.     Implant tedavi uygulamalarında, üst yapının (sabit diş) yapılabilmesi için gerekli olan cerrahi uygulama (diş etinin açılarak implantın ortaya çıkarılması) lazerle daha da basitleşmekte ve zaman kazanılmaktadır.     Lazer kullanılan bölgelerde % 100 dezenfeksiyon ve sterilizasyon sağlandığı için tekrar enfeksiyon oluşması ve çürük başlaması riskleri ortadan kalkmaktadır.     Lazer ile yapılan cerrahi uygulamalarda, işlem esnasında neredeyse hiç kanama olmamaktadır. Her cerrahi uygulama sonrasında ortaya çıkabilecek komplikasyon, şişme ve rahatsızlık olasılıkları azalmakta ve daha hızlı bir iyileşme sağlanmaktadır.     Lazerli diş beyazlatma işlemlerinde çok kısa sürede daha iyi sonuç almak mümkündür.     Dişetlerinde genetik olarak aşırı derecede mor renklenme (hiperpigmentasyon) bulunan hastalarda 3 veya 4 seansta lazer ile soyma (peeling) yapılarak, bu sorun ortadan kaldırılabilmektedir.     Yumuşak doku ve dişetindeki yaraların tedavisinde de kullanılır.  Ağız içinde oluşan fibromalar (dokulardaki zararsız patalojik büyümeler) lazer ile ortadan kaldırılabilir.      Estetik diş hekimliği uygulamalarından porselen lamineler, empress kuronlar ve procera kuronlar yapıştırılmadan önce diş yüzeyine lazerle aşındırma yapılabilmekte ve bu işlem kronların düşme riskini azaltmaktadır. Dişhekimliğinde Lazer Kullanımı ile Genel Bilgi   Lazer in çeşiti kullanılan kristalin cinsine göre isim alarak değişmektedir. lazer cihazında kullanılan bu kristaller lazere sadece ismini vermekle kalmayıp lazerin dalga boyunuda belirlemektedirler. Dişhekimliğinde ağırlıklı olarak kullanılan lazerler Sırası ile Nd YAG lazer , diode lazer. Erbium lazer, CO2 lazer ve KTP lazer olarak sıralanabilirkullanım alanları lazerin dalga boyuna göre değişmektedir. Nd YAG lazerler Dişhekimliğindeki en başarılı lazer Nd YAG lazerdir daha çok sterilizasyon amaçlı kullanılan bu lazer kanal tedavisi de kanal sterilizasyonunda yada diş eti tedavisinide kullanılmaktadır. İyileşmesi oldukça güç olan apseler inatçı enfeksiyonlar iyileşmeyen kanal tedavileri diş eti problemleri hep Nd YAG lazer sayesinde şifa bulmuştur. NdYAG lazerin çalışma presibi: 1064 nm olan özel dalga boyu sayesinde dişhekimliğinde sıkça enfeksiyonlara sebep olan bakterilerin renkleri (kahverengi yada buna yakın renkler) tarafından emilmekte ancak diğer dokular tarafından emilimi olmamaktadır kısaca bu lazerin etki aralığı sadece bakteriler üzerine olmaktadır bu şekilde hızlı bir iyilişme etkisi görülebilmektedir. Bu lazerin etki mesafesi yaklaşık olarak 1 mm civarında olduğu için sadece diş ve içindeki dokulara etki etmekte ancak çevre dokulara hiç bir olumsuz etkisi bulunmamaktadır. Diode lazer Nd YAG Lazer ile benzer şekilde çalışmaktadır ancak bir lazer kristali yerine bir diode lambası barındırdıkları için maliyeti Nd YAG lazerle göre daha düşüktür bu sebepten diş kliniklerinde nisbeten daha yaygındırlar doku içinde 0.5 mm gibi Nd YAG lazerin yarısı kadar etki, mesafesi vardır diğer bir dezavantajı kullanım sırasında yüksek ısı açığa çıkardıkları için dokular da hasara sebep olabilir Kullanan hekim tarafından dikkatli kullanılmasında fayda vardır.  Erbium Lazer Erbium kristali barındırmaktadır daha çok acısız çürük temizlemede kullanılır Çürük diş dokusunun renginin lazer tarafından seçilmesinde dolayı Ablasyon denilen etkisi sayesinde çürük dokusunu uzaklaştırırken sağlam dokuya etkisi daha az aşıdırarak sadece çürük üzerinde etki gösterir. Bununla beraber eski dolgu maddelerini sökerek kaldırma konusunda etkisisizdir yada dişe dolgunun tutunmasında yeterli şekli verememektedir. Yüksek derecede hasta konforu sağlar. Çalışma derinliği çok düşüktür    CO2 lazer Daha çok cerrahi işlemlerde dokuyu kesmek amacı ile kullanılır. Ancak cerrah tarafından kullanılırken dikkatli kullanılmak durumundadır bu lazerin yaptığı kesilerin iyileşmesi oldukça yavaştır. Kesi yüzeyinde karbonizasyon denilen bir etkiye sahiptir.   KTP lazer Aslen Nd YAG lazer olup kristalin önüne gelen bir filtre ile dalga boyu değiştirilmiştir. Etki mekanizması Nd YAG ile hemen hemen aynıdır Uygulamada en önemli farkı implant çevresinde uygulanmazken özel bir beyazlatma yeteneği vardır . KTP lazer ile yeşil ışık kullanılarak yapılan beyazlatmalar Mavi ışıklı halojen beyazlatmaya göre çok daha etkilidir. Bu dalga boyu böbrek hastalarında yada prostat da da kullanım yeri bulmuştur.    
  • İnley & Onley Dolgular
    İnley & Onley Dolgular
      Yapım aşamasında porselen kronlara göre dişte daha az madde kaybı gerektirdiği için  inley- onley dolgular tercih edilir. Sadece çürük temizlenip dişin ölçüsü alınır.Laboratuarda hazırlanan porselen inley dolgular daha sonra dişlere özel yapıştırıcılarla (adhesive sistemler) yapıştırılmaktadır.Özellikle büyük madde kaybı olan dişlere öncelikle kanal tedavisi uygulayıp gerekirse dişetinde basit cerrahi düzeltmeler (gingivoplasti - dişeti manikürü) yapıp üzerine onley (laboratuarda hazırlanan porselen yada kompozit dolgu) yapılır. Bu sayede dişin yada dolgunun kırılma riski oldukça düşüktür.     IPS porselen  (Leucide reinforced pressable porcelain) dolgular: Doku dostu dolgulardır, biyolojik uyumları en yüksek olan malzemelerdendir. İleri teknoloji ile üretilirler Porselen dolgu yönteminde ağızdaki sağlıklı diş dokusuna zarar verilmez. Normal dolguda açılan diş kavitesi üzerinde yapılan birkaç değişiklik ile diş porselen dolguya hazır hale getirilmektedir. Ayrıca bu porselenler dişin sertliğine en yakın ve dişeti ile en uyumlu malzemelerdir. Sertliği dişin mine dokusuna çok yakın olduğu için diğer porselenler gibi dişleri aşındırmaz , kompozit dolgular gibi de aşınmaz. Özellikle büyük madde kayıplarında, kompozit dolgu veya kuron (kaplama) yerine tercih edilmelidir.
  • Diş Eti Estetiği
    Diş Eti Estetiği
      Dişeti Manikürü - Diş Eti Estetiği (Gingivoplasti) Göze hoş gelen, uyumlu ve temiz bir gülümseme oluşturmanın ilk adımı diş ve diş eti uyumunu  sağlamaktır. Güldüğümüzde gözüken diş eti miktarı, dişlerimizin görünümünü de etkiler. Asimetrik diş eti kenarları ,dişlerimizin düzensiz ve gülüş hattımızın eğri olduğu izlenimini verir. Eğer diş etlerimiz çekilmişse, dişlerimiz olduğundan daha uzun görünür. Bu olumsuz durumu gidermek, dişeti estetiği uygulamaları sayesinde mümkün olmaktadır.   Pembe Estetik Enflamasyon (bir çeşit dişeti ödemi) nedeniyle şiş ve kırmızı olan diş etleri, dikkatlerin diş etlerine çevrilmesine sebep olur. Kalınlaşmış ve ödemli diş eti kenarı, dişlerin dip kısımlarında gölgelenmelere sebep olur. Bu gölgelerden dolayı diş renkleri de olduklarından birkaç  ton daha koyu görünürler. Ayrıca ödemden dolayı kalınlaşmış dişeti kenarında bakteri plağı birikimi daha kolay olur. Bakteri birikmesi, iki diş arasındaki üçgen diş eti bölümünün (papil) çekilmesine ve iki diş arasında koyu renkli, bazen de siyah bölümler oluşmasına neden olacaktır.   Önce                                                        Sonra   GINGIVOPLASTI Güldüğünde dişetleri normalden fazla görünen, 'Gummy-smile' dediğimiz gülüşlerde uygulanan bir metottur. Gülüş estetiğini bozan diş etindeki fazlalık küçük bir operasyon ile düzeltilir.Bu kişilerde estetik diş hekimi ile periodontolog (diş eti doktoru) beraber çalışır ve dişeti seviyesi ile biçiminin nasıl olması gerektiği belirlenir. Periodontolog da bu seviyeye kadar diş etlerini düzelterek güzel bir uyum sağlar.Hastaya yapılacak lokal bir anestezi ile hasta hiç bir şey hissetmeyecektir. Küçük bir cerrahi işlem olan gingivoplasti, kısa zamanda gülümsemeyi tamamen değiştirecektir.Estetik problemin dişleri de kapsadığı durumlarda diş eti operasyonundan sonra porselen laminalar da uygulanarak mükemmel bir gülüş tasarımı yapılmış olur. DİŞETİ GREFTİ : Diş eti çekilmesinin fazla olduğu bölgelere doku ekleyerek uzunmuş gibi görünen dişlerin daha estetik görünmesi sağlanabilir.Diş eti estetiğini ilgilendiren diğer bir nokta ise; diş çektirmeye bağlı olarak, çene kemiğinde çökme ve sonucunda oluşan asimetrik diş eti görünümüdür. Bu durum, genellikle ön dişler bölgesinde oldukça rahatsız edicidir. Her ne kadar olağanüstü güzellikte porselen dişler yapılmış olursa olsun, hazırlanan porselenlerin yerleştirileceği alan, çepeçevre diş eti dokusudur. Eğer olması gerektiği kadar ve sağlıklı bir diş eti dokusu yoksa, hazırlanan porselenler güzelliğini sergileyemeyecektir. Eğer diş eksikliği veya dişeti çekilmesine bağlı papil kaybı varsa, öncelikle bu olumsuz durumun gidrilmesi gerekir. Bazı protetik ve cerrahi yöntemlerle kayıp dokular tekrar kazanılabilir. Dişlerimizi çevreleyen diş eti dokusunu düzenlemeye ve dişlerimizle uyum içinde bir görüntü elde etmeye yönelik işlemlere kozmetik diş eti düzenlemeleri denir. Genellikle protez yapımı öncesinde; diş etleri, kemik ve bağ dokusuyla ilgili altyapı müdahaleleri, hastalar tarafından uzun ve yorucu seanslar olarak düşünülse de, bu tip müdahaleler, elde edilen sonuçları sebebiyle, hastalar ve diş hekimleri açısından son derece gerekli ve memnun edici olmaktadırlar   Periodontal Tedavi TÜM BÖLÜMLER     Oral Diagnoz ve Radyoloji     Diş Temizliği     Diş Eti Hastalıkları ve Tedavisi     Diş Eti Kanaması Tedavisi     Diş Eti Estetiği     Diş Taşı Temizliği ( Tartar)     Diş İpi Kullanma Eğitimi     Diş Fırçalama Eğitimi     İlk Muayene Ve Diş Beyazlatma  
  • Dental Restorasyon
    Dental Restorasyon
      Zamanı Dolmuş Restorasyonlar (Dolgu Ve Kuronlar) Niçin Yenilenmelidir? Bunun bazı sebepleri vardır; TEKRARLAYAN ÇÜRÜKLER; İlk çürüğe sebep olan şartlar, dolgunun etrafında başka diş çürümelerine de zemin hazırlayabilir. Diş temiz tutulmazsa dolgunun kenarlarından tekrar çürüyebilir. Dişin üzerinde bir kuron varsa ve ağız bakımına da dikkat edilmiyorsa, kuronla diş arasında kolaylıkla çürüme başlayabilir. Daha önce bahsedildiği gibi çürüğe müdahale edilmezse, çürük dişin sinir odasını işgal ederek abseye yol açabilir. Bu olaylar, kanal tedavisi veya dişin kaybıyla sonuçlanacaktır. YIPRANMA; Bir restorasyonunun ömrünü etkileyen birçok faktör olmasına rağmen, gümüş (amalgam) dolgu, kuron veya köprünün ortalama ömrü 5 ila 15 yıldır. kompozitlerin (plastik-diş renkli dolgu) ortalama ömrü ise 5 ila 10 yıldır. Çiğnemek suretiyle dişlere ve dolgulara uygulanan sürekli kuvvetler yıpranma sebebidir. Bazı durumlarda porselen veya altın kuronlar, karşı dişin sürekli öğütmesinden dolayı yıpranır.   SIZINTI; Dolgular yıpranma ve travma (darbeler) sebebiyle kenarları boyunca açılmaya başlar. Bu durumda sızıntı kaçınılmazdır. Genelde bir kuronun ısırma yüzeyindeki sızıntı, hasta tarafından fark edilemez. Bu, bakterilerin dişin daha derin bölgelerine nüfuz etmesine sebep olur. Bir kez bakteri, diş veya kuronun içine nüfuz ettikten sonra oradan çıkarılamaz ve hızla çürüme başlar. Tüm bunlardan daha da kötüsü, bu hasarın genellikle görülmemesi ve çürüme dişin özüne gelinceye kadar hiçbir belirti vermemesidir.   ÇATLAKLAR; Gün boyunca dişlerimiz tahminimizden daha çok fiziksel kuvvetlere maruz kalır. Sadece yemek yerken bile dişlerimizin santimetrekaresi yüzlerce kilogram-kuvvet değerinde basınca maruz kalır. Isırma basıncı ve sert yiyeceklerin çiğnenmesi dişler veya restorasyonlarda ince çatlaklara sebep olabilir.   AŞINMALAR; Çatlaklar için zamanında önlem alınmazsa dişler kırılır veya aşınır. Daha pahalı ve ayrıntılı işlemlere ihtiyaç duyulur hale gelir. Bu tip dişlere kuron tavsiye edilir. Bazen bahsedilen bu çatlak ve aşınmalara, porselen kuronda da rastlanır. Aşınmış bir porselenin ömrü dolmuştur ve parçalanmaya başlar. Rutin kontrollerde mevcut porselen kuronlardaki yıpranmaların saptanması ve gerekli önlemlerin alınması restorasyonun ömrünü uzatacaktır.   ESTETİK; Zamanla dolgular renk değiştirir veya lekelenir. Dolguların görüntüsünün değişmesi bazı zamanlarda sağlık açısından bir risk teşkil etmese de ağız içinde hoş olmayan bir görüntüye sebep olacaktır. Günümüzde metal renkli dolguların yerine, dişlerle aynı renkte özel dolgu maddeleri kullanılarak bu hoş olmayan görüntülerden kurtulmak mümkündür.   DİŞETİ HASTALIKLARI; Birçok hasta dişeti hastalığı sebebiyle dişlerini kaybedeceğinden habersizdir. Dişeti hastalığı sebebiyle hiç çürüksüz dişler bile kaybedilebilir. Bu süreç çok yavaş ilerler. Dişeti çekilmesini kemik kaybı izler ve dişin destek dokuları eridiğinde dişin kaybı kaçınılmazdır. Dişhekiminiz bu hastalığı tespit ettiğinde, hastalığın ilerlemesini durdurucu önlemlerden bahsedecektir.      
  • Mikro Diş Hekimliği
    Mikro Diş Hekimliği
      Mikro Dişhekimliği Nedir? Mikro Diş Hekimliği, diş çürükleri için yeni ve alternatif bir tedavi metodudur. Bu tedavinin temel amacı; çürüğü tamamen ortadan kaldırırken doğal dişten mümkün olduğunca az kayıp vermektir. Hava ile aşındırma (Air Abrasion) diyebileceğimiz bir metotla diş çürükleri temizlenir. Hava ile Aşındırma (Air Abrasion) Hava ile aşındırma (Air Abrasion), hava-toz karışımı bir spreydir. Basınçlı hava içerisine zımpara görevi görecek küçük partiküller yerleştirilip işlem yapılacak diş üzerine püskürtülür. Basıncı hassasça ayarlanabilen bir mekanizmayla çürüğün üzerine püskürtülen bu sprey  diş çürüklerini temizler. Bu işlem ağrı hissedilmeden yapılabilir. Ağrısız Tedavi Nasıl Gerçekleşir? İçinde aşındırcı partiküller bulunduran hava-partikül karışımı sprey, oldukça hassas bir şekilde doğrudan çürük üzerine püskürtüldüğünden, ağrı duygusunu veren sinirleri minimum seviyede etkiler. Bu da hastanın ağrıyı hiç hissetmemesi veya çok az hissetmesi anlamına gelir. Geleneksel metotlarla yapılan dişhekimliğinde çürük, aeratör dediğimiz matkapla  aşındırıldığında dişin sağlıklı kısmından da bir miktar kayıp kaçınılmazdır. Hava ile aşındırma (Air Abrasion-Abrasyon-Abrazyon) sayesinde ise dişin sağlıklı kısmından kayıp verilmez. Bu işlem özellikle çocuk diş tedavisinde iğne ve aeratöre gerek duymadan oldukça tatmin edici sonuçlar vermektedir.   Kompozit Restorasyon Abrasyon ile çürük kazındıktan sonra, doğal görünümlü, dışarıdan farkedilemeyen kompozit dolgu ile diş doldurulur. Bu dolgu çok uzun ömürlü ve sağlıklıdır.

Estetik / Kozmetik Dişhekimliği Nedir?

Estetik / Kozmetik Dişhekimliği hızla gelişiyor. Özellikle son 10 yılda bir çok yenilik oldu.

Dişlerimizin estetik düzeltmelerle doğal, beyaz ve düzgün sıralanmış olması, yüzümüzdeki önemli estetik ayrıntılardan biridir. Hoş görünümlü ve asli fonksiyonunu yerine getiren dişlerin kişinin yaşamına pozitif katkı sağladığı bir gerçektir.

 

Diş Estetiği, kişinin sadece hoş ve bakımlı görünmesini değil, dişlerin temel fonksiyonlarını da sağlıklı bir şekilde yapmasını amaçlar.

 

Estetik diş hekimliği, bilim, teknoloji ve sanatın karışımıdır. Amacı da “Sağlık ve doğal güzelliği” yakalamaktır.

 

Diş Estetiğinin Amaç Edindiği Konular;

  • Sağlıklı ve kişiye uygun gülüş tasarlamak,
  • Formu bozuk dişlerde diş düzeltme ile Doğal ve estetik görünümlü dişler,
  • İdeal renk ve boyutta sağlıklı estetik diş etleri,
  • Diş ve diş eti oranının ideal noktaya getirilmesi ve uyumunun sağlanması,
  • Tüm tedaviler sonucunda güzel bir gülümseme sağlıklı diş ve dişetleri.
  • Estetik dişler,  diş estetiği ve estetik gülüşler için doğal görünüm en önemli olan şeydir,
  • Diş estetiği tedavisinde hasta verilerinin iyi incelenmesi ve en doğal sonucun alınması.

 

Sınırlı Sorumluluk Beyanı

dis-estetigi.com'un içeriği, kullanıcıyı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Ayrıca site içindeki tüm bilgiler, Ankara; İstanbul ve Manisa’da faaliyet gösteren 3 ayrı kliniğin bilgi paylaşımı yaptığı, diş sağlığı ve tedavisi konusunda genel bilgi ve dokümanları içeren bir sitedir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Ziyaretçi: Bugün 11 | Dün 34 | Bu Hafta 258 | Bu Ay 434 | Toplam 93657